English | Türkçe

“Lâ ilâhe illallâh, İbrâhîm Halîlullâh” — Nisa 125

Bu metin, Kur’an’ın kendi ayetleri temel alınarak hazırlanmış bir tebliğdir. Amacı tartışma değil; Kur’an’ın çağrısını hatırlatmaktır.

Kudüs’ün sur kapılarından biri olan Yafa Kapısı (Bab el-Halil) Osmanlı Devleti tarafından inşa edilmiştir. Kapının üzerinde şu söz yazmaktadır:

“Lâ ilâhe illallâh, İbrâhîm Halîlullâh”

Yani: Allah’tan başka ilah yoktur, İbrahim Allah’ın dostudur.

Kâbe’yi inşa eden Hz. İbrahim’dir. Kâbe’yi korumak amacıyla inşa edilen Ecyad Kalesi de Osmanlı Devleti tarafından yapılmıştır.

Allah katında dinimiz İslam'dır ve Kur'an'da anltılan İslamHz. İbrahim’in dinidir. Hz. Muhammed ise Hz. İbrahim’in dininde hem Hz. İsmail hem de Hz. İshak tarafını birleştiren, Yahudi ve Hristiyanları barıştıran peygamberdir. Onun için evvelkilerin ve sonrakilerin peygamberidir.

Osmanlı yıkıldı, İslam coğrafyası parçalandı. Bize Arapça ayete saygı göstermenin Allah’a saygı olduğu öğretildi. Kur’an’ı kendi dilimizde okumamız ise yıllarca engellendi.

Kur’an’ı anlamak için, “Peygamberin sözlerini okuyun” denilerek hadisler öne çıkarılmıştır.

“Ayetlerin hadisleri nerede?” diye sorunca, hadis grubu bir anda ortadan kayboluyor.

Aşağıda ve ekte listelenen ayetlerin hadislerini ilgili hadis kaynaklarında arayarak bunu siz de test edebilirsiniz.

Okumamışız. Okudum diyenlerin kaynaklarını okutmuşlar. İyi niyetimizden dolayı kandırıldık. Kandırılan başka, kandıran başkadır.

Kur’an’ın ne söylediğini öğrenmek için Kur’an’ın kendisine dönmekten başka yol yoktur.


Ekte listelediğim tebliğ ayetlerinin, Kâbe’den çıkacak bir fetva ile:

Bu konuda 5 yıldır başvurmadığım kurum kalmadı. Savcılık ve CİMER üzerinden yapılan başvuruların dosya numaraları:

Dosya No: 2023/11281
Karar No: 2023/7364 — Ön soruşturmaya gerek görülmemiştir.
İstanbul Çağlayan Adliyesi — 2023/19377 — 2023/7364 Karara itiraz edilmiştir, cevap verilmemiştir.
İstanbul Çağlayan Adliyesi — 2024/1457 — 2023/7364 Karara itiraz edilmiştir, cevap verilmemiştir.

Dosya sayısını artık ben bile hatırlamıyorum. Ancak devlet hafızası uzundur. Devlet kendisine yapılanı unutmaz.

Kur’an’ın indiriliş amacı şudur: Kur’an, Yahudi ve Hristiyanların gökten inen sofrayı görürlerse Hz. İsa’ya tam tabi olacaklarına söz veren Hz. Yakup oğullarının, sofra esnasında ayrılığa düşmesi sonrasında açıklama yapmak ve “Allah çocuk edindi” diyenleri uyarmak için gönderilmiştir.

Aşağıdaki tablo bu konudaki bakış açısını özetlemektedir:

İddia Hz. Muhammed ve Hz. İsa’nın doğumundan itibaren yanında bulunan ruh olan Cebrail (A.S.) bu meseleyi açıklamak için yeryüzüne inmiştir.
Mevcut Durum Yahudi ve Hristiyanlar yeryüzünde Mesih beklemektedir; aslında yaşanmış bir olayı hâlâ yaşanacak bir olay gibi beklemektedir. Çünkü bizim bu konudan haberimiz bile yok.
Sebep Kur’an ayetleri karışık; mananın dışına çıkarılmış, farklı konular arasında geçiş yapan bir sıralamayla okunmaktadır. Bu sıralama ile bizi mananın dışına çıkarmışlar.
Arapça Konuşan Müslümanlar Arapça konuşan Müslümanlar mevcut ayet sıralamasını Allah’a saygının bir parçası olarak korumaktadır.
Arapça Bilmeden Okuyan Müslümanlar Ana dili Arapça olmayan Müslümanlar ise Kur’an’ı anlamadan okumakta ve iyi niyetin yeterli olduğuna inanmaktadır.
Sonuç Bu nedenle Kur’an’ın Ehli Kitap (Yahudi ve Hristiyanlar) arasındaki barış çağrısından haberimiz bile yok.

Kur’an insanları sürekli olarak Hz. İbrahim’in dinine ortak bir temel olarak davet etmektedir.


Bizim Öğrendiklerimiz ile Kur’an’ın Söyledikleri Arasındaki Fark

Yaygın İnanç Kur’an’ın Söylediği
Biz,
“Allah katında din İslam’dır” ayetini duyduğumuzda,
Kur’an’da anlatılan İslam’ı Hz. Muhammed’in dini zannediyoruz.
Oysa Kur’an’da tek bir ayet bile bunu söylemez.

Kur’an’da,
“Allah katında din İslam’dır” denirken anlatılan İslam,
Hz. İbrahim’in dinidir.
Biz,
“Yahudi ve Hristiyanlar yoldan çıktı, Kur’an bunun için geldi” diye biliyoruz.
Oysa Kur’an’da yazan şudur:
Allah’a verdikleri sözde, sofra esnasında Hz. İsa konusunda ayrılığa düşen Yahudi ve Hristiyanları,
Hz. İbrahim’in dininde,
yalnızca âlemlerin Rabbine secde etmeye davet eden bir kitap indirildi.
Biz,
“Tevrat ve İncil bozuldu, Kur’an onun yerine geldi” diye biliyoruz.
Oysa Kur’an’da yazan şudur:
Tevrat ehli Tevrat ile,
İncil ehli İncil ile hüküm vermelidir.
Kur’an, öncekileri doğrulayan ve koruyan kitaptır.
Biz,
“Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin” diye biliyoruz.
Oysa Kur’an’da yazan şudur:
Hz. İbrahim’in dininde barışan Yahudi ve Hristiyanların,
inatla ayrışmak isteyenlerle ayrılması için bu uyarı yapılmıştır.
Yani iman eden Yahudi ve Hristiyan ile iman etmeyenlerin ayrılması içindir.
Biz,
“Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirinin dostudur” diye biliyoruz.
Oysa Kur’an’da yazan şudur:
Tebliğden sonra iman eden,
yönünü Mescid-i Aksa’dan Mescid-i Haram’a çeviren
Yahudi ve Hristiyan Müslümandır.
Bu birlikteliği reddeden, dini alay konusu eden ve gerçeği inkâr edenlerle dostluk kurulmaz.
Biz,
Nas ve Felak sureleriyle cinlerden Allah’a sığındığımızı biliyoruz.
Oysa Kur’an’da anlatılan cinler,
ayetleri işittiklerinde
toplumlarına gidip şöyle diyen kullar olarak anlatılır:
“Biz Allah’ın davetçisini işittik.”
Yani onlar, vahyi duyup kavimlerine tebliğ eden kullar olarak anlatılır.
Biz,
“Anlamasak da okuruz, niyetimiz iyi, Allah kalbimizi bilir” diyoruz.
Oysa Kur’an’da yazan şudur:
Kur’an Arapça gönderilmiştir çünkü ilk muhatapları Arap’tır.
Anlamayanlar ve düşünmeyenler en değersiz kullar olarak tanımlanır.
Biz,
“Nasılsa Müslümanız, cennete gideriz” sanıyoruz.
Oysa Kur’an’a göre durum çok daha ağırdır:
Peygamberin tebliğinin dışında kalmış,
Allah’ın barıştır dediğini küstürmüş durumdayız.
Kitabın içinde yazan ile,
Peygamberin yaptığı tebliğin tam tersinde bir inanç oluşmuştur.

Kur’an’dan Ayetler

Allah’ın Vahyi

Kuşkusuz İbrâhim, bir tevhid önderi olarak Allah’a gönülden itaat eden iyilik rehberiydi, müşriklerden de değildi. (Nahl 120)

Allah’ın nimetlerine şükrederdi; Allah onu seçkin kılmış, doğru yola yöneltmişti. (Nahl 121)

Biz İbrâhim’e bu dünyada iyilik verdik; kuşkusuz o, âhirette de sâlihlerden olacaktır. (Nahl 122)

Sonra sana (Muhammed’e), “Tevhid önderi olan ve putperestler arasında yer almamış bulunan İbrâhim’in dinine (millet kelimesinin manası din, yol, inançtır) uy!” diye vahyettik. (Nahl 123)




Tebliğ



Onlar, “Yahudi veya Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız” dediler. Sen de şöyle de Muhammed:

“Hayır! Biz, Hanîf olan İbrâhim’in dinine uyarız. O müşriklerden değildi.” (Bakara 135)



Bu metin bir tartışma çağrısı değildir. Kur’an’ın kendi ayetleriyle yaptığı davetin hatırlatılmasıdır.

Bu nedenle ekte bulunan ayetlerin, yeryüzündeki bütün camilerde Arapça okunmasının ardından bulunulan ülkenin diliyle de okunması gerekmektedir.

Çünkü Kur’an anlaşılmak için indirilmiştir.

İlgili ayetlerin tamamı için:

https://trueinfaith.net/arabic.pdf

https://trueinfaith.net/ayetler.pdf


kuranadavet.com

TrueInFaith.net
support@trueinfaith.net

Video Galerisi

TrueInFaith projesindeki Turkce videolar

Sosyal Platformlar

FacebookInstagramYouTubeLinkedIn
Hakkımda (Aç/Kapat)
Sayın büyüğüm Benim de dini bilgim sen ne biliyorsan aynıydı. Trafik kazası geçirdim, çok korktum; namaz kılıp televizyondan her gün 1 cüz dinlemeye başladım. Arapça okuyor, alt yazı Türkçe. Biz ibadet etme niyetiyle dinliyoruz, kandırılmışız diye değil. Onun için 10 yıl sürdü, siz kaç defa baştan sona Türkçe okudunuz? ben en az 30 hatim ettim. Kur’an’ın ayet sıralaması karışık, sürekli konudan başka konuya geçiyor. Anlama şansımız yok. 2021 Ramazan’ında her gün 1 cüzü konu başlıklarına göre ayırdım. Bizdeki tüm hocalara Kur’an’ı Kur’an dışı kaynaktan okutmuşlar. Vallahi bir tanemizin haberi yok. Ne biliyorsak tam tersi. Acil, camiden imamlarımızın ekte listelediğim ayetleri okuması lazım. Üzgünüm ama iyi niyetimizden kandırmışlar. Camilerimizdeki imamlarımıza ayetlerin ulaşmasına destek olun.